Yayının çevrilmesi yayın kalitesinin belirlenmesinde anahtar rolü oynar. Bazı içerikler orjinal formatında güzel görünürken, uygun filtreler kullanılmadan çevirim yapılırsa yeni formatında çok kötü sonuçlar verebilir. Yayının orjinal kalitesi çevirim sırasında arttırılamaz. Bu yüzden genellikle 2000 yılından daha önce üretilmiş olan (Dijital kamera ile çekim yapılmamış içerikler) içerikler dijital formata aktarıldığında yeni içerikler kadar güzel gözükmezler.
Yayının donmadan izlenebilmesi için yerine getirilmesi gereken pek çok şart vardır. Hem sunucu ile istemci arasındaki bant genişliğinin yeterli olması, hem sunucuya erişen isteklerin belirli bir sayının altında olması hem de istemcinin indirilen içeriği gerçek zamanda decode/decrpt ederek ekranda gösterecek işlemci gücüne sahip olması gereklidir. Örneğin High Definition yayınlar, eski istemcilerde gösterilemeyecek kadar çok işlemci gücü gerektirirler.
Yayının geniş kitlelere erişmesi için yayının çoklanması gereklidir. Yayının yapıldığı sunucu öbeğine orijin sunucuları denir. Yayın orijin sunuculardan çoklayıcı sunuculara aktarılır. Çoklayıcı sunucularda istenildiği kadar çoğaltılarak son kullanıcıya ulaştırılır. Özellikle gerçek zamanlı yayınlarda çoklayıcılardan sıkça yararlanılır.
Microsoft tarafından piyasaya çıkan ilk ürün Windows Media Services oldu. Bu çözüm 2000’li yılların başında High Definition (HD) yayın teknolojisinin yaygınlaşmasına öncülük etmiştir. Bu teknoloji Microsoft’un geliştirdiği yayın depolama formatı olan Windows Media (WMV, WMA,ASF ya da entüstri standardı ismiyle VC-1) kullanır. İstemci tarafında Windows’la beraber gelen Windows Media Player içinde bu depolama formatını algıladığından, kullanıcı Web sitesine gidip yayın’a tıkladığında yayın WMS sunucusu tarafından istemciye gönderilmeye başlanır, istemcide Windows Media Player tarafından işlenerek kullanıcıya gösterilir. Yayın başlamadan önce sunucu istemci ile arasında Internet’te ne kadar bant genişliği kullanılabileceği test edilir ve eğer yayın’ın birden fazla bant genişliği sürümü varsa uygun olan seçilerek istemciye gönderilmeye başlar.
Bu teknolojinin en büyük avantajı Windows’la beraber gelmesi ve ayrı bir yazılım kurulumu gerektirmeden kullanıcıya erişmesidir. Bununla beraber bu teknoloji yayın yapabilmek için RTSP (UDP/TCP 554) protokolünü kullanır. Bu protokol günümüz web protokolleri (HTTP) ile uyumsuz olduğundan firewall tarafından geçirilmez. Bu yüzden HTTP protokolü üzerinden geçen bir sürümü de yapılmıştır. Yayının http paketleri içerisinden senkronizasyona bağlı olarak geçmesi gerektiğinden yayının geliş hızına bağlı olarak duraksamalar görülebilir.
Yayınların VC-1 formatıne çevrilme işlemi Windows Media Encoder ile yapılabilabilir. Bu çevirme işlemi gerçek zamanlı yapılabileceği gibi başka formattaki bir içeriğin Windows Media formatına aktarılması ile de yapılabilir. İstenirse yayın DRM içeriğe dönüştürülebilir. Bu amaçla WinDRM teknolojisi kullanılabilir. İçerik kriptolandıktan sonra yayın sisteminden geçirilmesi için ayrıca bir işlem yapılmasına gerek kalmaz.
Gerçek zamanlı yayının kullanıcılara iletilmesi için çoklayıcı teknolojilere ihtiyaç duyulur. Windows Media Proxy Servisleri kullanılabilir. Böylece hem origin sunucuları aynı anda gelen yayın isteklerini karşılamak zorunda kalmaz, hem de içerik proxy sunucularda önbelleklendiğinden bu sunuculara gelinmesine gerek kalmaz.
Windows Media Servisleri halen Windows Server 2008/R2 işletim sistemi içinde opsiyonel bir parça olarak bulunmakta ve istendiğinde devreye alınarak kullanıma hazır hale getirilebilmektedir. Endüstride çok kabul görmüş ve kendini ispatlamış bir teknoloji olduğundan halen Web üzerinde pek çok sitedeki içerik bu formatı kullanır.